Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde bir araya gelen siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bölgede kavurucu yaz sıcaklarında günde 8 saati bulan DEDAŞ elektrik kesintilerini protesto etti. Kesintilerin tarımsal üretime, esnafa ve cihaza bağlı hastalara büyük zarar verdiği vurgulanan ortak eylemde, yetkililere acil çözüm çağrısı yapılarak, “İnsanlık dışı bu uygulamalara son vermediğiniz takdirde halk protestoları daha da büyütecektir” uyarısında bulunuldu.
(MARDİN) – Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde bir araya gelen siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bölgede kavurucu yaz sıcaklarında günde 8 saati bulan DEDAŞ elektrik kesintilerini protesto etti. Kesintilerin tarımsal üretime, esnafa ve cihaza bağlı hastalara büyük zarar verdiği vurgulanan ortak eylemde, yetkililere acil çözüm çağrısı yapılarak, “İnsanlık dışı bu uygulamalara son vermediğiniz takdirde halk protestoları daha da büyütecektir” uyarısında bulunuldu.
Mardin’de elektrik kesintilerine karşı ortak basın açıklaması yapıldı. Ortak basın açıklamasının ardından söz alan DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, özelleştirme sonrası artan mağduriyetlere ve plansız kesintilerin yarattığı tahribata dikkat çekti. Cihaza bağlı hastaların ve vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını aktaran Aslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Evet, 21. yüzyılda yaşıyoruz. ‘Ortadoğu’da lider ülke’ istiyoruz ama hâlen günde 8 saat elektrik kesilmesiyle karşı karşıyayız. Kışın bu belki kaldırılabilir ama yaz ortasında her gün elektriği 8 saat kesmek, gerçekten ne insanlıkla bağdaştırılıyor ne de günlük yaşamla. Ben 12 yaşındayken elektrikle tanıştım. O zaman Midyat’ta ortaokulu okuyordum. Ta o zamandan beri elektrik kesintileriyle karşılaşıyorum. O zaman devlet kurumuydu, elektrik kurumu. Özelleştikten sonra herkes dedi ki; ‘Her şey modernleşecek, her şey güzelleşecek.’ Ama devlet dönemindeki her şeyi arar duruma geldik. DEDAŞ halkın sırtından milyarlarca lira kazanacak ama her gün de elektrik kesintilerini yapacak. Benim yaşadığım mahallede de -Nusaybin’e bağlı bir mahalle- her gün telefonlara bir mesaj gelir: ‘Bugün saat 09.00’da mahallenizde bir elektrik kesintisi başlayacak ve saat 17.00’de sona erecek.’ Hiç kimseye de sormazlar; ‘Buzdolaplarınızda bir şey var mı? Dondurucularda bir şey var mı? Bir sıkıntınız var mı?’ Onu kimse sormuyor. Daha geçenlerde yine bizim mahallede, yeni bir ev inşa etmiş bir insanın televizyonu, buzdolabı ve çamaşır makinesi, işte bu elektriğin sık sık kesilip gelmesinden dolayı yandı.
DEDAŞ’a müracaat ettiğinde, zarar ziyanı nedir diye; ‘Onları bir kâğıda dök, bir tane eksper gelsin, bunları kontrol etsin’ diyorlar. Yani şimdi uğraş ki mahkemeye git, bunları tazmin etsinler. Bu hiçbir şekilde inandırıcı değildir. Her gün elektriğin 8 saat kesilmesi kabul edilecek bir şey değildir. Burada hasta insanlar var, cihaza bağlı olan insanlar var. Bu insanlar ne yapacak? Bunu düşünen var mı? Hayır, bunlar bunu düşünmüyorlar. Sadece ceplerini ve elde edecekleri kârı düşünüyorlar. Buradan DEDAŞ yetkililerine çağrımızdır: Bu insanlık dışı uygulamalarınıza bir son verin! ‘Yıllardır sayaç değiştiriyoruz, sistemi yenileştiriyoruz’ diyorsunuz. Peki bu sistemin yenilenmesi kaç yıl sürecek? Yarım asır mı? Bir asır mı? Halkın kaderiyle oynamaktan vazgeçin ve bir an önce bu kesintilere, bu uygulamalarınıza son verin. Son vermediğiniz takdirde, bu halk bugün bir basın açıklamasıyla başladı bu işe. İleride sizi daha güçlü bir şekilde protesto edecek ve bu uygulamalarınıza karşı koyacaktır. Onun için bir an önce bu uygulamalara son verin ve bu halkın kaderiyle, bu halkın yaşamıyla oynamaktan vazgeçin diyorum.”
Bayburt Söz, “Küçük şehrin, büyük sözü” anlayışıyla yerelin gücünü yansıtan; Bayburt’un sesini cesur, net ve tarafsız bir şekilde duyuran güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap